‘Açık Veri Portalı’nın yolu açık olsun!

0

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), sessiz sedasız herkesin belediye ile ilgili her türlü bilgiye erişilebilmesi için “Açık Veri Portalı”nı kullanıma açtı.

Son derece önemli bir hamle olarak gördüğüm bu adımı çok önemsemeli ve hak ettiği değeri vermeliyiz.

Açıkçası portalın hizmete açılmasından sonra konunun yeteri düzeyde heyecan yaratmadığını ve gündem oluşturmadığını görmek üzücü. Bu, belki de ülke ve dünya gündeminin ağırlığından kaynaklanıyor diyebilirsiniz, ama kesinlikle çok daha yüksek sesle konuşmayı hak ediyor.

‘Açık Veri Portalı’ birçok açıdan çok ama çok önemli bir adım…

Neden?

Kritik bazı boyutlarıyla açıklamaya çalışalım…

İngiltere seçiminin ‘meali’; ‘Yıkıcı Yenilik’te sıra siyaset ‘sektöründe’

0

İngiltere’de 12 Araık’ta gerçekleştirilen seçim, sonuçları itibariyle tartışılmaya devam ediyor.

Avrupa ülkeleri ekonomik, sosyal ve siyasi olarak son 10 yılda yeni bir sürece girmiş durumda…

Ekonomik ve siyasi krizlerin giderek derinleştiği koşullarda, yoksulluk, yoksunluk kitlesel olarak genişliyor. Buna paralel geniş kitlelerin siyasi tercihleri popülist sağ partilere doğru meylediyor. Ürpertici olansa yine sayıları giderek artan biçimde birçok Avrupa ülkesinde “aşırı sağ” partilerin önlenemez yükselişi oluyor.

İngiltere’de gerçekleştirilen genel seçimler de yaygınlaşmaya başlayan bu eğilimin açıkçası sağlaması gibi oldu.

Hatırı sayılır siyasi analistin seçim öncesi aktardığı yorumların aksine İngiliz İşçi Partisi seçimden ağır bir yenilgiyle çıktı ve Muhafazakar Parti, seçim öncesi yayınlanan anketlerin bile üzerine çıkarak açık bir zafer kazanmış oldu.

Bu “şaşkınlık” arasında şimdi herkes ne olup bittiğini, artan ekonomik kriz koşullarına ve siyasi kriz ortamına rağmen, nasıl oldu da, İngiliz toplumu (işçileri, yoksulları, yoksunları) kendisine “eşitlik, adalet, daha fazla hak” vaat eden İşçi Partisi yerine Muhafazakar Parti’yi tercih etti?

Teknoloji geliştirmenin adı ‘haksız rekabet’ oldu!

0

Uber’in ardından Booking.com da bir mahkeme kararıyla kapatıldı ve faaliyetleri yasaklandı.

Uber, İstanbul Taksiciler Esnaf Odası’nın, Booking.com da Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) açtığı davalarla faaliyetleri durduruldu.

İki yasaklamada da temel gerekçe aynı oldu: “Haksız Rekabet”

Dünyada son yıllarda en çok tartışılan kavramlardan birisi, “Disruptive innovation”…

Bu tanımlama Türkçe’de “yıkıcı yenilik” olarak adlandırılıyor.

Türkiye’de mahkeme kararıyla erişim engeli getirilmiş olan Wikipedia, bakın “yıkıcı yenilik” kavramını nasıl tanımlıyor:

“İş teorisinde, yıkıcı bir yenilik, yeni bir pazar ve değer ağı yaratan ve sonuçta mevcut pazar ve değer ağını bozan, mevcut pazar lideri firmaları, ürünleri ve ittifakları değiştiren bir yeniliktir.”

Starlink, geleceğin Google’ı mı olacak?

0

Teknoloji ve dijital ekosistemin son yıllardaki yıldız ismi malum Elon Musk

Musk, 1995 yılında Stanford Üniversitesi Fizik Bölümünü bıraktıktan sonra kurduğu Zip2 Corporation şirketinden bu yana onlarca girişime ya doğrudan ya da sonradan önemli yatırımcısı olarak imza attı.

Eğer teknoloji ve dijital ekosistemle ilgiliyseniz Elon Musk’ın hayat hikayesini de en azından ana hatlarıyla biliyorsunuz demektir.

Son yıllarda Tesla (2003 / elektrikli ve otonom araç üretimi) ve özellikle SpaceX (2002 / uzay araştırmaları) girişimleriyle kamuoyunda popüler hale gelse de, Solar City (2006 / Güneş enerjisi panelleri), The Boring Company (2016 / Hyperloop / Tüp içinde raylı sistem), OpenAI (2015 / Yapay zeka araştırmaları), Neuralink (2016 / İmplant ile beyin okuma) girişimleriyle de çok yakından ve heyecanla takip ediliyor. PayPal ve Stripe (online ödeme) gibi önemli girişimlerin de kurucu ortakları arasında yer aldığını anımsatmadan geçmeyelim.

Ama Elon Musk’ın yakında yeni girişimi Starlink ile çok daha fazla kamuoyu, hatta dünya gündemine geleceğini söyleyebiliriz.

Aslında Starlink, SpaceX çatısı altında hayata geçen bir proje…

Peki, Starlink ne; nasıl bir girişim?

Dijital Emperyalizm ve Yapay Zeka Savaşı

0

Nükleer silahlarla 3. Dünya savaşı çıkacak mı?

Bana göre asla!

Nedeni çok basit.

Tarihte “silah”ve “şiddet”,gücü korumanın, kabul ettirmenin siyasi olarak kullanılan en ileri aracıdır.

Endüstri 1.0 çağının (tarım) silahı taş, ok, kılıçtı. Endüstri 2.0 çağının (makine) silahı barut ve ateşli silahlardı. Endüstri 3.0 çağının (otomasyon) silahı ise nükleer silahtı.

Bu silahların gücü, insanlık tarihine yön verdi. Kabileler, devletler, imparatorluklar yarattı, yıktı.

Bugün ise, Endüstri 4.0 çağının (dijital) yeni bir silahı var. Bu silah, tarihte bildiğimiz tarzda, fiziksel temelli bir silah değil. Henüz tam görünür olmamakla birlikte 2020’li yıllarda daha net ortaya çıkacak olan “teknoloji, dijital temelli”bir silah:Yapay Zeka

Twitter Listeler Özelliğiyle ‘Bilgiyi’ Takip Et

0

Dijital iletişim hayatlarımızın ayrılmaz parçası haline geldi. Hem kişisel hem de iş yaşamımızda iletişimimizi Facebook, Twitter, Instagram, Whatsapp, Messenger gibi çok sayıda iletişim platformunda “anlık” olarak sürdürüyoruz.

Dijital çağda bilgi kaynakları çoğaldıkça bu bilgi kaynaklarını “takip etmek”, bu kaynaklardan “doğru ve verimli” bir şekilde yararlanmak da önem kazanıyor. Zamanımız kısıtlı, ancak takip edebileceğimiz, ayrıca edilmesi de gereken “bilgi kaynakları” ise çok fazla.

“Bilgi” ve “veri” özellikle iş yaşamımızda stratejik bir öneme sahip. Şirketlerin, kurumların, profesyonellerin hedef kitleler, sektörler, rakipler, teknoloji ve yenilikler hakkında “hızla” bilgiye ulaşması, “doğru ve zamanında” kararlar alması ayakta kalmaları için olmazsa olmazları haline geldi.

Bilgi süreçlerini etkin takip için dijital platformların içinde kolaylaştırıcı araçlar bulunuyor. Burada sizlerle Twitter’daki “Listeler” özelliğini paylaşmak istiyorum.

Geleneksel Şirketlerin Değişim ve Kurtuluş Yolu: Melek Yatırımcılık

0

Teknoloji ve dijital temelli ekosistem her geçen yıl derinlik kazanıyor. 2010 yılından sonra ekonomi ve yaşamın her alanı teknoloji ve dijital sistemlerle yeniden tasarlanıyor. Bu durum iş yaşamını, ekonominin işleyişini, insanın gündelik yaşamını ve hatta sosyal yaşamı, hukuk ve siyasal sistemleri de kökten etkiliyor, değişime zorluyor.

Geleneksel iş yapış şekline alışmış, teknoloji ve dijital değişime zorlanan şirketleri, kurumları, yapıları ve elbette tek tek bireyleri zor günler bekliyor.

Üretim ve hizmet sektörlerinde teknoloji temelli yeni nesil şirketler ciddi anlamda geleneksel şirketleri tehdit ediyor ve her geçen yıl onların yerini almaya başlıyor. Dijital platformlar eski ekonomi şirketlerini yerlerinden ediyor.

Başkan Adayları İçin Dijital Kampanya Rehberi

0

Türkiye, 31 Mart 2019 tarihinde seçim maratonuna yeni bir halka daha ekleyecek ve “Yerel Seçimleri”gerçekleştirecek. Yani Türk halkı sandığa giderek yerel yöneticilerini, belediye başkan ve belediye meclis üyelerini belirleyecek.

Seçimlere ilişkin çokça siyasi tartışmalar yapılıyor. Bu, siyasetin doğası gereği olması gereken de zaten. Dileğimiz, bu tartışmaların ve sürecin demokrasi sınırları içerisinde ilerlemesi ve yine sürecin demokratik araç ve yöntemlerle tamamlanarak halk iradesinin tam anlamıyla seçim sandığına yansıması, yeni yerel yönetimlerin bu demokrasi meşruiyeti içerisinde oluşması.

2010 yılından sonra hemen her yeni kampanyada “dijital iletişim”önem kazandı. Bu gelenek ve gelişim seyri 2019 seçiminde de daha da önem kazanarak sürecek. Bunun elbette en büyük nedenlerinden bir tanesi Z kuşağı olarak adlandırılan “dijital neslin”birer seçmen olarak da siyaseten önem kazanmaya başlamış olması. Z kuşağını çevreleyen 30 yaş altı kuşağın seçmen kitlesi olarak hatırı sayılır bir büyüklüğe ulaşması siyasi partileri ve adayları internet ve teknolojinin içinde doğan bu nesle yönelik dijital kampanyaları daha etkin kullanmaya zorluyor.

Çocuğunuzun “bilgiden” çok, “hayal kurmaya” ihtiyacı var!

0

“Bugünlerde Türkiye’nin en önemli sorunu ne?” diye bir soru sorulacak olsa, epey insanın ilk sıraya “ekonomiyi” yerleştireceğine eminim. Bunu “güvenlik”, “dış politika”, “iç politika” gibi başkaca konular izler…

Ama bana soracak olursanız, tüm bunların hepsini elimin tersiyle iter, tereddüt etmeden bir numaralı sıraya “eğitimi” yerleştiririm.

Evet, biliyorum, diğer tüm makro sorunlardan bağımsız değil “eğitim” konusu. Ekonomi temelde sorunluysa, eğitimin iyi olma ihtimali yok.

Yine de eğer bir politikanız, vizyonunuz varsa, ekonominiz ya da başkaca sorunlarınız olsa da “eğitim” sorununu başka bir boyuttan yaklaşarak çözüm getirme ihtimaliniz var. Bunun için biraz tarih bilgisi yeterli; dönüp Finlandiya, İrlanda örneklerini inceleyebilirsiniz… Kıt kaynak koşullarında nasıl iyi eğitimli bir nesil yaratarak makus talihlerini yendiklerini görebilirsiniz…

Eğitim, Okul, Özel Okul, Gelecek… Ya Da Ne Olacak Bu Velilerin Hali!

0

Bugünlerde velilerde büyük bir telaş var. Çocuklarını bursluluk sınavları için bir okuldan diğerine taşıyıp duruyorlar.

Zavallı çocuklar, üzerlerine yüklenen “büyük hayat yükünün” altında o seans senin, bu seans benim koşturup duruyorlar…

Her sınav kapısının önünde kulaklarına fısıldanan, “Aman oğlum/kızım, soruları dikkatli oku. Acele etme, iyi anla öyle yanıtla. Göreyim seni. Sana güveniyorum…”

En çok da bu “güveniyorum” sözcüğü yaralıyor ruhlarını: “Ya başarılı olamazsam, ya istedikleri gibi bir sonuç alamazsam…”

İster inanın, ister inanmayın, içlerinde daha yeni okuma yazmayı sökmüş, ilkokul 2. Sınıf öğrencisi sabilere bile sınav yapan okullar var!

Popüler Yazılar

Beğenilen Yazılar

Sosyal medyada seçimi kim kazanacak?

Yerel seçimlerin eli kulağında. Etrafta heyecanlı epey aday adayı var. Herkesin kalbinde o “koltuğa” oturmak var. Ama nasıl? Türkiye siyasetinin kendine özgü koşul, fırsat, risk...