Eğitimin ‘Sınav’la İmtihanı!

0
Fotoğraf: Nick Morrison - www.unsplash.com

Türkiye’de okulların eğitime ara vermesinin üzerinden iki, uzaktan eğitime başlanmasının üzerinden bir hafta geçti.

Her ne kadar Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de öncelik Korona Virüs salgını nedeniyle sağlık olsa da, milyonlarca öğrenci nedeniyle eğitim de öncelikli konulardan birisi olmaya devam ediyor.

Devlet, okullar, öğrenciler, veliler ortaya çıkan bu ani ve zorunlu tablo karşısında yol almaya, çözüm üretmeye çalışıyor.

Türkiye, okulları, öğretmenleri ve öğrencileriyle uzaktan eğitimi öğrenmeye, anlamaya, uygulamaya çalışırken, sis bulutu içerisinde bugüne kadar uygulanan eğitim modelinin bazı unsurlarını online eğitim sürecine nasıl uyarlayacağına ilişkin tartışmalar da yaşanıyor.

‘Uzaktan Eğitim’ Bu Modelle ‘Geleceğe’ Çok Uzak

0
Foto Kaynak: www.freepik.com

Dünya’da birçok ülke gibi Türkiye’de de “uzaktan eğitime”, yani nam-ı diğer online eğitime zorunlu nedenlerle geçildi. Son gelen haberlere bakılacak olursa bu uygulama devam edecek ve hatta bu eğitim öğretim dönemi bu şekilde tamamlanacak.

Dünya genelinde son rakamlara göre 1.7 milyara yakın öğrenci korona virüs salgının kaygısı ve şokuyla bir anda kendilerini evde buldu. Sonra bir baktık ki Dünya’nın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de “uzaktan eğitim” diye bir imkan var; kamu ve özel eğitim kurumları bunu kullanmaya başladı.

Elbette, salgın korkusuyla “gönüllü hüküm” günlerinde çocukların sürekli bilgisayar oyunlarıyla vakit geçirmeleri yerine uzaktan da olsa eğitim almaları iyidir.

Peki, bu mümkün mü?

Gelecek için gençlere yol haritası

0

Teknoloji ve dijital devrim tüm hızıyla Dünya’yı değiştirmeye devam ediyor.

Dört kuşak (Baby Boomers, X, Y, Z) aynı anda dijital devrimi hem tasarımlayor hem de bu devrime maruz kalıyor. Bu büyük değim dalgasının özellikle Baby Boomers (1946-1964 arası doğanlar, X Kuşağı (1965-1980 arası doğanlar) ve Y kuşağının (1981-2000 arasında doğanlar) bir bölümü için değişimi algılama ve uyum sağlama konusunda ciddi zorlukları da beraberinde getirdi.

Dijitalin her şeyi hızlandırdığı, anlamlandırdığı bir çağda, alışılmış kalıpların şekillendirdiği “zihin ve psikolojik” yapıların bu “hız ve anlam” dünyasına uyum sağlaması, değişime adapte olması kolay olmadı ve olmuyor kuşkusuz.

Ama bana kalırsa 2020 yılı itibariyle tarihsel olarak değişimin tam orta noktalarında olduğumuz bir süreçte bir başka zorluğu Y kuşağının bir bölümü (özellikle 1990 sonrası doğanlar), Z kuşağı ve 10 yıl içerisinde daha görünür olacak olan Alfa kuşağı (2010 sonrası doğanlar) yaşıyor.

Artık ‘bilgi’ güç değil; güç, ‘bilgiyi kullanabilme’ becerisidir!

0

Özel bir eğitim kurumunun bugünlerde açık hava reklamlarında dikkat çekici biçimde “Bilgi Güçtür” ibaresini kullanarak öğrenci çekmeye çalıştığını görmek, eğitim kurumlarının dünyayı okuma konusunda ne kadar zafiyet içerisinde olduğunu göstermesi açısından hüzün verici.

Ne yazık ki, bu durum yalnızca o eğitim kurumuyla sınırlı olmayan, neredeyse hemen tüm eğitim kurumlarının tavrını, zihniyetini yansıtması açısından da sembolik bir anlam taşıyor.

“Eski dünyaya”, geçmişe dayanan deneyimlere ve beklentilere bakarak düşünecek olursak, bu vaadin yadırganacak bir durumunun olmadığını, hatta cezbedici olduğunu kabullenebiliriz. Ancak söz konusu “gelecek” olunca insan “bir özel eğitim kurumunun” gelecek hakkında derin öngörü eksikliği içinde olduğunu görmekten dolayı üzüntü duyuyor.

‘Açık Veri Portalı’nın yolu açık olsun!

0

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), sessiz sedasız herkesin belediye ile ilgili her türlü bilgiye erişilebilmesi için “Açık Veri Portalı”nı kullanıma açtı.

Son derece önemli bir hamle olarak gördüğüm bu adımı çok önemsemeli ve hak ettiği değeri vermeliyiz.

Açıkçası portalın hizmete açılmasından sonra konunun yeteri düzeyde heyecan yaratmadığını ve gündem oluşturmadığını görmek üzücü. Bu, belki de ülke ve dünya gündeminin ağırlığından kaynaklanıyor diyebilirsiniz, ama kesinlikle çok daha yüksek sesle konuşmayı hak ediyor.

‘Açık Veri Portalı’ birçok açıdan çok ama çok önemli bir adım…

Neden?

Kritik bazı boyutlarıyla açıklamaya çalışalım…

İngiltere seçiminin ‘meali’; ‘Yıkıcı Yenilik’te sıra siyaset ‘sektöründe’

0

İngiltere’de 12 Araık’ta gerçekleştirilen seçim, sonuçları itibariyle tartışılmaya devam ediyor.

Avrupa ülkeleri ekonomik, sosyal ve siyasi olarak son 10 yılda yeni bir sürece girmiş durumda…

Ekonomik ve siyasi krizlerin giderek derinleştiği koşullarda, yoksulluk, yoksunluk kitlesel olarak genişliyor. Buna paralel geniş kitlelerin siyasi tercihleri popülist sağ partilere doğru meylediyor. Ürpertici olansa yine sayıları giderek artan biçimde birçok Avrupa ülkesinde “aşırı sağ” partilerin önlenemez yükselişi oluyor.

İngiltere’de gerçekleştirilen genel seçimler de yaygınlaşmaya başlayan bu eğilimin açıkçası sağlaması gibi oldu.

Hatırı sayılır siyasi analistin seçim öncesi aktardığı yorumların aksine İngiliz İşçi Partisi seçimden ağır bir yenilgiyle çıktı ve Muhafazakar Parti, seçim öncesi yayınlanan anketlerin bile üzerine çıkarak açık bir zafer kazanmış oldu.

Bu “şaşkınlık” arasında şimdi herkes ne olup bittiğini, artan ekonomik kriz koşullarına ve siyasi kriz ortamına rağmen, nasıl oldu da, İngiliz toplumu (işçileri, yoksulları, yoksunları) kendisine “eşitlik, adalet, daha fazla hak” vaat eden İşçi Partisi yerine Muhafazakar Parti’yi tercih etti?

Teknoloji geliştirmenin adı ‘haksız rekabet’ oldu!

0

Uber’in ardından Booking.com da bir mahkeme kararıyla kapatıldı ve faaliyetleri yasaklandı.

Uber, İstanbul Taksiciler Esnaf Odası’nın, Booking.com da Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) açtığı davalarla faaliyetleri durduruldu.

İki yasaklamada da temel gerekçe aynı oldu: “Haksız Rekabet”

Dünyada son yıllarda en çok tartışılan kavramlardan birisi, “Disruptive innovation”…

Bu tanımlama Türkçe’de “yıkıcı yenilik” olarak adlandırılıyor.

Türkiye’de mahkeme kararıyla erişim engeli getirilmiş olan Wikipedia, bakın “yıkıcı yenilik” kavramını nasıl tanımlıyor:

“İş teorisinde, yıkıcı bir yenilik, yeni bir pazar ve değer ağı yaratan ve sonuçta mevcut pazar ve değer ağını bozan, mevcut pazar lideri firmaları, ürünleri ve ittifakları değiştiren bir yeniliktir.”

Starlink, geleceğin Google’ı mı olacak?

0

Teknoloji ve dijital ekosistemin son yıllardaki yıldız ismi malum Elon Musk

Musk, 1995 yılında Stanford Üniversitesi Fizik Bölümünü bıraktıktan sonra kurduğu Zip2 Corporation şirketinden bu yana onlarca girişime ya doğrudan ya da sonradan önemli yatırımcısı olarak imza attı.

Eğer teknoloji ve dijital ekosistemle ilgiliyseniz Elon Musk’ın hayat hikayesini de en azından ana hatlarıyla biliyorsunuz demektir.

Son yıllarda Tesla (2003 / elektrikli ve otonom araç üretimi) ve özellikle SpaceX (2002 / uzay araştırmaları) girişimleriyle kamuoyunda popüler hale gelse de, Solar City (2006 / Güneş enerjisi panelleri), The Boring Company (2016 / Hyperloop / Tüp içinde raylı sistem), OpenAI (2015 / Yapay zeka araştırmaları), Neuralink (2016 / İmplant ile beyin okuma) girişimleriyle de çok yakından ve heyecanla takip ediliyor. PayPal ve Stripe (online ödeme) gibi önemli girişimlerin de kurucu ortakları arasında yer aldığını anımsatmadan geçmeyelim.

Ama Elon Musk’ın yakında yeni girişimi Starlink ile çok daha fazla kamuoyu, hatta dünya gündemine geleceğini söyleyebiliriz.

Aslında Starlink, SpaceX çatısı altında hayata geçen bir proje…

Peki, Starlink ne; nasıl bir girişim?

Dijital Emperyalizm ve Yapay Zeka Savaşı

0

Nükleer silahlarla 3. Dünya savaşı çıkacak mı?

Bana göre asla!

Nedeni çok basit.

Tarihte “silah”ve “şiddet”,gücü korumanın, kabul ettirmenin siyasi olarak kullanılan en ileri aracıdır.

Endüstri 1.0 çağının (tarım) silahı taş, ok, kılıçtı. Endüstri 2.0 çağının (makine) silahı barut ve ateşli silahlardı. Endüstri 3.0 çağının (otomasyon) silahı ise nükleer silahtı.

Bu silahların gücü, insanlık tarihine yön verdi. Kabileler, devletler, imparatorluklar yarattı, yıktı.

Bugün ise, Endüstri 4.0 çağının (dijital) yeni bir silahı var. Bu silah, tarihte bildiğimiz tarzda, fiziksel temelli bir silah değil. Henüz tam görünür olmamakla birlikte 2020’li yıllarda daha net ortaya çıkacak olan “teknoloji, dijital temelli”bir silah:Yapay Zeka

Twitter Listeler Özelliğiyle ‘Bilgiyi’ Takip Et

0

Dijital iletişim hayatlarımızın ayrılmaz parçası haline geldi. Hem kişisel hem de iş yaşamımızda iletişimimizi Facebook, Twitter, Instagram, Whatsapp, Messenger gibi çok sayıda iletişim platformunda “anlık” olarak sürdürüyoruz.

Dijital çağda bilgi kaynakları çoğaldıkça bu bilgi kaynaklarını “takip etmek”, bu kaynaklardan “doğru ve verimli” bir şekilde yararlanmak da önem kazanıyor. Zamanımız kısıtlı, ancak takip edebileceğimiz, ayrıca edilmesi de gereken “bilgi kaynakları” ise çok fazla.

“Bilgi” ve “veri” özellikle iş yaşamımızda stratejik bir öneme sahip. Şirketlerin, kurumların, profesyonellerin hedef kitleler, sektörler, rakipler, teknoloji ve yenilikler hakkında “hızla” bilgiye ulaşması, “doğru ve zamanında” kararlar alması ayakta kalmaları için olmazsa olmazları haline geldi.

Bilgi süreçlerini etkin takip için dijital platformların içinde kolaylaştırıcı araçlar bulunuyor. Burada sizlerle Twitter’daki “Listeler” özelliğini paylaşmak istiyorum.

Popüler Yazılar

Beğenilen Yazılar

Sosyal medyada ürün ve hizmetinizi değil “değerlerinizi” satın!

0
Evet, tam da öyle! Herkes büyük bir telaş içerisinde ürün ve hizmetini satmaya çalışıyor. Lütfen, “Eeee, ne olacaktı; üretim, ticaret yapıyorsan, satacaksın tabii ki! Satacak...