2020’yi görmek istiyorsan iyi ‘dinle’

0

Dijitalleşme baş döndürücü bir hızla sürüyor. Sosyal hayatımızın her aşaması neredeyse akıllı telefonlarla işgal edilmiş vaziyette. İster bir kafede, ister işyerinde, ister maçta, isterse bir dost meclisinde, nereye kafayı çevirseniz herkes akıllı telefonuna kapanmış vaziyette…

Peki, bunca insan akıllı telefonlarıyla ne yapıyor? Boş vakit mi öldürüyorlar? Kim bilir belki de… Ama akıp giden gündelik yaşamın o sıradan dakikalarında sizin ticari işleriniz, kar ve zararınızla ile ilgili çok şey olduğuna emin olabilirsiniz…

Facebook’un parlayan yaldızının ardındaki gerçek!

0

Sosyal medya kavramının oluşmasında kuşkusuz Facebook’un rolü çok büyük oldu. 2004 yılında genç bir üniversite öğrencisi Mark Zuckerberg’in üniversite sıralarında hayat verdiği Facebook, 10 yılda küresel bir güç haline geldi. Bugün sahip olduğu 1.3 milyar kişilik nüfusuyla ve yarattığı yeni iletişim atmosferiyle kültürden, sosyal ilişkilere, siyasetten ekonomiye,  insana, toplumlara, ülkelere ait her şeyi etkilemeye, şekillendirmeye başladı.

Tabii ki Twitter, Instagram, Youtube gibi sosyal ağlar da Facebook’u takip ederek sosyal medya kavramının doğuşuna, yeni bir ekosistem ve dünyanın inşaasına ön ayak oldular. Ama Facebook’un küresel olarak yayılma ve gündelik yaşam üzerindeki etkisi diğer ağlarla kıyaslandığında farklılıklar gösteriyor.

Dijitalleşmenin Kritik 3 Aşaması

0

Dijital pazarlama yatırımlarınızı artırmayı planlıyorsanız ve işinizi dijitalleştirmede yol olmak istiyorsanız 3 kritik eşiğin sizin için önem taşıdığını bilmeniz gerekiyor. Bunlar sırasıyla, organizasyonel planlama, insan kaynağı yatırımı, operasyonel derinleşme…

Üçü de birbirine bağlı birbirini tamamlayan bu süreçleri aşmadan markanızı yeni ekonominin parçası haline getirmeniz ve yeni rekabet koşulları içerisinde şirketinizi geleceğe taşımanız açıkçası her geçen gün zorlaşacak.

Gelin şimdi bu üç aşamayı birlikte analiz edelim…

Artık ‘kalp’ kazanmadan ‘para’ kazanamazsınız!

0

Dijital pazarlama süreçleri markalara birçok fırsat sunuyor; her ne kadar markalar kurumsal ve organizasyonel olarak henüz bu süreçlere tam olarak hazır olmasalar da…

Bu fırsatları, gerçek anlamda bir fırsata dönüştüren temel bir kavram iyi anlaşılması gerekiyor: “Duygusal iletişim”.

İki sözcüklük bu kavram üzerinde markaların ciddi biçimde düşünmeleri gerekiyor. Hem “duygusal” olacaksınız, hem de bir “iletişimi” yöneteceksiniz.

Dijital kültürün neresindesiniz?

0

Dijital iletişim kültürü hızla yayılıyor farkında mısınız? Peki, siz bu kültürün neresindesiniz? Çevrenizde ne çok Facebook, Twitter, Instagram, Linkdin hesabı olan var değil mi? Twitter kapanınca, Facebook’suz iki gün geçirince hayat damarlarımızdan biri kesilmiş gibi oluyorsanız, dijital neslin güzide bir yurttaşı olmuşsunuz demektir; yaşınız, ülkeniz, cinsiyetiniz, statünüz ne olursa olsun…

Çocuğunuza isterseniz bir sorun, “Biz gençliğimizde arkadaşlarımıza, akrabalarımıza mektup gönderirdik” diye anlatın. Eğer öğretmenleri tarih dersinde anlatmamışlarsa önce size boş gözlerle bakacak, sonra “mektup da ne?” diye soracak. O’na kahkahalarla gülmesi için bir fırsat vermek istiyorsanız sabırla anlatın…

B2B Markalarda Blog Kullanımı

0

Markaların sosyal medya iletişimi ve pazarlamasına ilgisi her geçen gün artıyor. Özellikle nihai tüketici ürün ve hizmetleri sunan (B2C) markalar yaygın biçimde Facebook, Twitter, Instagram, Foursquare gibi platformları kullanmaya çalışıyor. Bu ağlar üzerinden tüketicilerle/müşterilerle bağ kurmaya, etkileşim yaratmaya gayret gösteriyorlar.

Açıkçası veri iletişim hızlarının ve  mobil penatrasyonun daha da artmasıyla iletişimin ve pazarlama süreçlerinin gelenekselden dijital kanallara doğru kayması daha da hızlanacak. Bu kapsamda markaların organizasyon yapılarında ve hizmet süreçlerinde “internet, dijital pazarlama, sosyal medya” kavramları çok fazla konuşuluyor ve planlanıyor olacak.

Bir marka neden sosyal medyada yer almalı?

0

Bir yazıya başlanabilecek en tezcanlı cümleyle başlayalım: Buna mecbursunuz!

Dikkat edin, “tercih etmelisiniz” demiyorum; mecbursunuz! Ya da tersinden ifade edelim; işlerinizi ve müşterilerinizi zaman içerisinde rakiplerinize kaptırmak istiyorsanız, sosyal medyaya duyarsız kalmaya devam edebilirsiniz! Tercih sizin…

“Sosyal medya” kavramını duymayan kalmadı. Sosyal medya, deyince kimisi büyük heyecana kapılıyor, kimisi ise “boş verin bunları” havasında.

Sosyal medya mutlaka yer alınması gereken bir yer mi, ya da bir çırpıda “boş verilerek” kenara çekilebilecek kadar basit karar alanı mı?

Sosyal medyanın kalbi: İçerikle Pazarlama (Content Marketing)

Sosyal medya kavramı hayatımıza gireli yaklaşık 5-6 yıl oluyor. Özellikle Facebook, Youtube ve Twitter’ın popülerlik kazanmasıyla gündelik yaşamın, iş ve profesyonel hayatımızın parçası haline geldi. Kuşkusuz son yıllarda çoğalan farklı platformlarla sosyal medya araçları yaygınlaştı, bizlere online iletişim için muazzam fırsat kapıları açtı.

Sosyal medyanın derinlik kazanmasıyla 2010 yılından itibaren ise kişiler, kurumlar ve markalar yeni bir kavramla daha tanışmaya başladı: Content Marketing (İçerikle Pazarlama)…

Teknoloji mi, insan mı?

0

Dijital ağlar büyük bir hızla gündelik yaşamımızı ve iş süreçlerimizi etkilemeye, yönlendirmeye devam ediyor. İnternet evin zıpır çocuğunun ya da şirketin çılgın elamanının meraklı uğraş alanı olmaktan çıkalı epey oldu. Şimdi anne-babanın da elinde birer tablet her şeylerini oradan takip ediyorlar. Şirket yönetim kurullarının da gündem maddeleri arasına da dijital ağlar, e-iş modelleri ve süreç yönetimleri gireli çok oldu.

Artık, bir iş modeli ve iş yapış tarzı olma yolunda dijital iletişim, dijital ekonomi bir “kavram” olmanın ötesine geçerek “eyleme” dönüştü. Kamunun hemen tüm birimlerinde e-devlet uygulamalarıyla birlikte yurttaş aldığı hizmet için devletle yeni bir ilişki ve iletişim sistemine geçerken, özel sektörde de markalar “dijital tüketici” ve “dijital müşterinin” peşine düştü.

‘Sosyal Medya’ diye bir şey yok!

0

Market Dergisi okurları için epeydir “sosyal medya” odaklı yazılar yazıyorum ve bu yazıları da ağırlıklı olarak işin teknik boyutlarına ve fazlaca ayrıntılara dalarak yapmamaya özen gösteriyorum. Açıkçası bu “teknik” boyutun çok da önemli olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bir şeyi “ne amaçla” yapacağınızı bilir, ayırt edebilirseniz “nasıl” yapacağınızı öğrenmek çok zor değil; yalnızca işin mekanik boyutu kalır geriye…

Hizmet üretmeye çalışan bizim gibi sektör profesyonelleri ve ajans temsilcilerinin de içinde yer aldığı bu yaldızlı “sosyal medya” döneminde, açıkça itiraf etmeli ki “sosyal medya” diye bir şey de yok!

Popüler Yazılar

Beğenilen Yazılar

Eski zihniyetle yeni ekonomide yer bulamazsınız!

Dünyanın 2000’li yıllarından başından beri büyük bir değişim yaşadığı aşikar. Ekonomik, sosyal, siyasi değişimler harmanlanmış biçimde neredeyse dünyada etkilemediği ülke ve coğrafya kalmadı. En büyük...